14 Temmuz 2015 Salı

OECD PISA 2012 Araştırması tüm rapoları

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Öğretmenleri Yetiştirerek Eğitim Kalitesinin Geliştirilmeli

http://www.tubitak.gov.tr/tr/duyuru/ardeb-1003-programi-kapsaminda-24-yeni-cagri-acildi

TÜBİTAK - ARDEB Eğitim Çağrı Programı “1003-SBB-EGTM-2015-2 Öğretmen Niteliğinin Geliştirilmesi Yoluyla Eğitim Kalitesinin İyileştirilmesi” Çağrı Metni 

1. Genel Çerçeve 
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu kararları, 10. Kalkınma Planı Hedefleri ve Dönüşüm Programı, Milli Eğitim Kalite Çerçevesi ve Milli Eğitim Bakanlığı Stratejik Planı gibi üst politika belgelerinde sürdürülebilir ekonomik ve toplumsal kalkınma için temel becerilerin ve yetkinliklerin geliştirilmesi ulusal bir öncelik olarak belirlenmiştir. Türkiye’nin orta gelir tuzağını aşması ve üst politika belgelerinde hedeflenen ekonomik ve toplumsal kalkınmayı gerçekleştirebilmesi gelecek kuşaklara kaliteli bir eğitim yoluyla temel becerilerin ve yetkinliklerin kazandırılabilmesine bağlıdır. Geçtiğimiz on yıl içinde eğitim kalitesiyle ilgili tartışmaların büyük ölçüde öğretim programları ve kısmi olarak da ders kitapları üzerinden yürütüldüğü görülmektedir. Öğretim programlarının ve öğretim materyallerinin öğrenci ile buluştuğu noktada bu buluşmayı anlamlı ve etkili kılacak olan, öğretmen ve öğretmenin sahip olduğu niteliklerdir. Ayrıca geçtiğimiz on yıl içinde öğretmenlik mesleği genel yeterliklerinin belirlenmesi, bazı alanlar için özel alan yeterliklerinin belirlenmesi, “Öğretmen Strateji Belgesi” taslağının hazırlanması ile ilgili çalışmalar yapılmış olmasına rağmen, öğretmen niteliğinin geliştirilmesi yoluyla eğitim kalitesinin iyileştirilmesi için kanıta dayalı politikalar geliştirmeyi sağlayacak Ar-Ge kapasitesi ve faaliyetleri oldukça sınırlı kalmıştır. Bu sınırlılık sebebiyle “Öğretmen Niteliğinin Geliştirilmesi Yoluyla Eğitim Kalitesinin İyileştirilmesi” alanında bir çağrı programı oluşturulmasına ihtiyaç duyulmuştur. Eğitim alanındaki bilimsel bilgi birikimi; genel olarak eğitim kalitesinin daha özelde ise öğrencilerin başarısının artırılmasında ve başarının sürekliliğinin sağlanmasında öğretmen niteliği ile uygulanan strateji, yöntem ve tekniklerin önemli bir fark yaratabileceğini göstermektedir. Bu alandaki araştırmalar, öğretmen niteliğindeki farklılıkların öğrencilerin başarısı üzerinde ciddi ve kalıcı bir fark oluşturabildiğini ortaya koymakta; öğrencilerin gelişimi ve başarısı üzerinde etkili olabilecek bir eğitim ortamının tasarlanmasında birinci faktörün öğretmen ve öğretmen niteliğinin geliştirilmesi olduğuna dayanak teşkil etmektedir. Öğrencilerde başarıya yönelik oluşan farkın öğretmenin hangi niteliklerinden kaynaklandığı, bu nitelikleri kazandırmak için hangi strateji, yöntem ve tekniklerin nasıl kullanılacağı konusunda araştırmaya dayalı verilerin elde edilmesi; kanıta dayalı politikaları oluşturma sürecini besleyecektir. Öğretmen niteliğinin geliştirilmesi yoluyla eğitim kalitesinin iyileştirilmesine yönelik, kanıta dayalı eğitim politikaları oluşturabilmek için bu çağrı programının kapsamı aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:  Öğretmenlik algısı,  Öğretmenlerin ödev, görev ve rolleri,  Öğretmenlik mesleği genelinde ve alanlar özelinde etkili öğretimi destekleyen strateji, yöntem ve teknikler,  Alanlar bazında etkili öğretmen nitelikleriyle bu nitelikleri kazandırmada etkililiği ulusal ölçekte test edilmiş ve kanıtlanmış mesleki gelişim program, strateji ve faaliyetleri. Bu çağrı programının kapsamı, fiilî olarak öğretmenlik görevinde olanlarla sınırlıdır. Mevcut öğretmen nüfusunun yaklaşık %50’sinden fazlası 10 yıldan daha az deneyime sahiptir. Bu öğretmenlerin, var olan eğilimler de dikkate alındığında ortalama 20 ile 30 yıl arası bir süre eğitim sistemi içinde fiilî olarak öğretmenlik görevinde kalmaları beklenmektedir. Öğretmen nüfusunun genç olması, sistemin içinde bulunan öğretmenlere odaklı bir programın yaygın etkisinin daha yüksek olmasını sağlayacaktır.

 2. Amaç ve Hedefler 
Öğretmen niteliğinin geliştirilmesi yoluyla eğitim kalitesinin iyileştirilmesi için öğretmen ve öğretim kalitesini etkileyen faktörlerin ve öğretmen niteliklerinin öğrenci başarısı üzerindeki etkilerinin incelenmesi; öğretmenlere yenilikçi öğretim strateji, yöntem ve teknikleri kazandırmaya yönelik öneriler geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için çağrı programının hedefleri şunlardır: a) Öğretmenlik mesleğine, öğretmenlerin ödev, görev ve rollerine ilişkin algıların neler olduğunun, nasıl şekillendiğinin ve bu algıların eğitim kalitesini nasıl etkilediğinin belirlenmesi: Bu hedef kapsamında öğretmenlik mesleğine, öğretmenlerin ödev, görev ve rollerine ilişkin algılar ile olguların karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi, eğitim kalitesini olumsuz etkileyen algıların yönetimi ve değiştirilmesi, olguların farkındalığının sağlanması ve eğitim kalitesini olumlu yönde etkileyen algıların geliştirilmesi için strateji, yöntem, tekniklerle ilgili faaliyetler geliştirilerek test edilmelidir. b) Uluslararası düzeyde rekabet edebilecek öğretmenin niteliklerinin alanlara/öğretim kademelerine özgü araştırılması ve mevcut öğretmen eğitimi uygulamalarının bu niteliklere göre incelenmesi: Bu hedef kapsamında etkili öğretmenlerin niteliklerinin belirlenmesi, bu niteliklerin sınıf ortamında öğretmen-öğrenci etkileşimini ve öğrencilerin başarısını hangi strateji, yöntem ve tekniklerle nasıl etkilediğinin belirlenmesi beklenmektedir. c) Uluslararası düzeyde rekabet edebilecek öğretmenin niteliklerini kazandıracak hizmet içi öğretmen eğitimi programlarının geliştirilmesi ve test edilmesi: Bu hedef kapsamında öğretmenlerin sürdürülebilir mesleki gelişimlerini sağlayacak destek mekanizmaları oluşturulmalı; bunlar strateji, yöntem, teknik ve faaliyetler geliştirilerek test edilmelidir. d) Hizmet içindeki öğretmenlerin iyi uygulamalarının araştırılarak alan eğitim ve öğretimine dönük konu/kavram temelli modüllerin geliştirilmesi ve bu modüllerin hizmet içi eğitim sürecinde mesleki gelişim yönünden test edilmesi: Bu hedef kapsamında alanlar bazında etkili öğretim için gerekli niteliklerin kazandırılmasını sağlayacak strateji, yöntem, teknik ve faaliyetler geliştirilerek test edilmelidir.

3. İlgili Destek Programı 
Bu çağrı konusu kapsamında önerilecek projelere “1003-Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı” kapsamında destek verilecektir.

4. Çağrıya Özel Hususlar
 Önerilecek projeler küçük, orta veya büyük ölçekli projeler olarak hazırlanabilir.  Ulusal ölçekte test edilmiş ve kanıtlanmış mesleki gelişim programları, stratejileri ve faaliyetlerinin belirlenmesi ile eylem araştırmasına dayalı gelişimsel nitelikteki projelerin orta ölçekli veya büyük ölçekli olması önerilmektedir.

 Farklı disiplinlerden araştırmacıların proje ekibinde görev alması ve konunun disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alınması önerilmektedir.

 Orta ve büyük ölçekli projelerin farklı kurum/kuruluşlarda yürütülen ve birden fazla kurumun yer aldığı alt projelerden oluşması (bir proje en fazla 1 ana ve 3 alt projeden oluşabilir) ve üniversite/kamu/özel sektörün katılımıyla gerçekleştirilmesi önerilmektedir.

 Bu çağrı kapsamında önerilecek projelerin, kanıta dayalı eğitim politikaları oluşturma sürecine katkı sunması gerektiği dikkate alındığında, ülke genelini temsil edebilecek şekilde ulusal ölçekte planlanması gerekmektedir.  Bu çağrı kapsamında salt durum tespitine ve/veya altyapı oluşturmaya yönelik projeler desteklenmez.  Öğretmen niteliklerinin geliştirilmesine yönelik yapılacak uygulamalar; öğretmen niteliklerinin yanında, sınıf ortamına yansımaları, öğrenci başarısı üzerindeki etkileri ve bunların kalıcılıklarının test edilmesini sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır.

 Bu çağrı kapsamında önerilecek projelerin öğretmenlerin genel mesleki niteliklerine odaklanan proje önerilerinden ziyade, aşağıdaki boyutlardan bir ya da birkaçını içermesi önemli görülmektedir: − Alana özgü öğretimin kalitesini etkileyen, gözlenebilir niteliklerin belirlenmesi, − Bu nitelikleri artırmaya yönelik stratejiler, yöntemler ve tekniklerin geliştirilmesi, test edilmesi ve etkililiğinin gösterilmesi, − Öğretmenin ihtiyaç duyduğu anda bilgiye erişimini kolaylaştıracak mekanizmaların ve ortamların tasarlanması ve test edilmesi.

 Önerilecek projelerin, proje amacı ile ilgili sistematik bir içerik analizi ve/veya meta analiz ve sağlam bir kuramsal altyapı içermesi beklenmektedir. Ancak içerik analizi ve/veya meta analiz yapılması tek başına bir proje olarak kabul edilemez.

 Önerilecek projelerin öğretmen niteliğinin geliştirilmesi yoluyla eğitim kalitesinin iyileştirilmesi alanında geniş kapsamlı ve sistematik içerik analizleri ve/veya meta analizler yapmaları, bu analizlerin öğretmen etkisini belirlemeye yönelik girdi temelli (çoğunlukla regresyon modellemeleri kullanan) çalışmalardan ziyade, süreç temelli (deneysel veya eylem araştırmaları) çalışmaları kapsayacak şekilde tasarlanması beklenmektedir.

 İkinci aşama başvurularında gerekli olan MEB Yasal İzin Belgesi ile Etik Kurul Onay Belgesi sürecinin gecikmeden başlatılması önerilmektedir.

 Proje bütçe kalemleri arasında dengeli bir dağılım olması beklenir.

 Önerilecek projelere, yeni üniversitelerden (2006 yılından itibaren kurulmuş üniversiteler) proje yürütücüsü ve/veya araştırmacıların katılımının sağlanması teşvik edilmektedir(*). (*) Bilimsel değerlendirme sırasında aynı/yaklaşık puan alan proje önerilerinden belirtilen koşulu sağlayanlara bütçe imkanları da gözetilerek öncelik sağlanacaktır.

5. Çağrı Takvimi Aşama Çevrimiçi Başvuru Sistemi

Kapanış Tarihi Elektronik Başvuru Çıktısının Gönderilmesi İçin Son Tarih* Birinci Aşama 21.08.2015 17:30 28.08.2015 17:30 İkinci Aşama 27.11.2015 17:30 11.12.2015 17:30 * Elektronik başvuru çıktısının ıslak imzalı nüshasının belirtilen tarih ve saate kadar Kurumumuza ulaştırılması gerekmektedir.

 6. Ek Belgelere Referanslar

 1003 Destek Programı Web Sayfası
 1003 Destek Programı Bilgi Notu
 1003 Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı Usul ve Esasları
 Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi (UBTYS) 2011-2016
 1003 Proje Önerisi Değerlendirme Formu
 Yasal/Özel İzin Belgesi Bilgi Notu
 Etik Kurul Onay Belgesi Bilgi Notu

7. İrtibat Bilgileri
Hamidullah Tarhan Tel 0312 4685300–1929
e-posta hamidullah.tarhan@tubitak.gov.tr 

8 Temmuz 2015 Çarşamba

STEM & MAKERS FEST /EXPO Türkiye

http://stemfest.weebly.com/   adresinden kayıtlar başladı.

STEM & MAKERS FEST /EXPO  Türkiye ve I.STEM  ÖĞRETMENLER KONFERANSI
 7-8 Eylül 2015 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Kongre Merkezinde yapılacaktır.

Bilim gösterilerimize 7'den 70'e herkesi bekliyoruz

7 Temmuz 2015 Salı

AVRUPA'DA ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ: UYGULAMALAR, ALGILAR, POLİTİKALAR


EURYDICE RAPORU
ü Öğretmenlik mesleği günümüzde cazip kariyer seçimi mi?
ü Öğretmenlerin çalışma koşulları nelerdir?
ü Öğretmenler iş için nasıl eğitilir?
ü Ulusötesi hareketlilikte öğretmenlik mesleği  popüler?
Bu Eurydice raporu, Avrupa'da öğretmenlik mesleğini düzenleyen politikalar ve öğretmenlerin tutumları, uygulamaları ve algıları arasındaki ilişkiyi analiz ederek bu soruları cevaplamaya çalışmaktadır.
 Rapor başlangıç ​​öğretmen eğitimi, sürekli mesleki gelişim, ülkelerarası hareketlilik yanı sıra öğretmenlerin demografik yapısı , çalışma koşulları ve mesleğin çekiciliği gibi hususları kapsamaktadır.

Raporda 28 AB Üye Devletleri, İzlanda, Liechtenstein, Karadağ, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, Norveç, Sırbistan ve Türkiye'de istihdam eidlen  iki milyona ortaöğretim öğretmeni kapsanmaktadır. Nitel ve nicel bir kanıtları birleştiren bu rapor, TALIS 2013,  Eurydice ve Eurostat / UOE verilerine dayanmaktadır. 





23 Haziran 2015 Salı

MYK Sınav Ücretleri İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak


20 Haziran 2015 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 29392

BAKANLAR KURULU KARARI

Karar Sayısı : 2015/7726
5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş 
sınav ve belgelendirme kuruluşlarının gerçekleştireceği sınavlarda başarılı 
olan kişilerin işsizlik sigortası fonundan karşılanacak sınav ücretleri hakkındaki 
ekli Kararın yürürlüğe konulması; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının
 5/5/2015 tarihli ve 15 sayılı yazısı üzerine, 
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek 3 üncü maddesine göre, 

22 Haziran 2015 Pazartesi

HERKES İÇİN EĞİTİM 2015 RAPORU





“Herkes için Eğitim” (Education for All - EFA) 2015 yılı Küresel İzleme Raporu (Global Monitoring Report-GMR) Nisan ayında kamuoyuna açıklanmıştır. "Education For All 2000-2015: Achievements and Challenges" başlığıyla, EFA hedefleri bağlamında gelinen noktanın muhasebesini yapan rapora http://unesdoc.unesco.org/images/0023/002322/232205e.pdf,
rapor özetine http://unesdoc.unesco.org/images/0023/002325/232565e.pdf adresinden ulaşılabilir.

Rapor Önsözünde UNESCO Genel Direktör Irina Bokova;

- 2000 yılında Dakar'da yapılan Dünya Eğitim Forumunda kabul edilen "Dakar Eylem için Çerçeve" belgesiyle belirlenen 2000-2015 dönemi EFA hedeflerinde büyük ilerlemeler sağlandığını, ancak hükümetlerin, sivil toplumun ve uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen bu hedeflere ulaşılamadığını;

- 2000 yılından bu yana okula gidemeyen çocuk ve gençlerin sayısında yaklaşık yarı yarıya azalma ve okula gidebilen çocukların sayısındaki 34 milyon artışın olumlu gelişmeler olduğunu; en büyük ilerlemenin bilhassa ilköğretim okullaşma oranlarında cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında yaşandığını;

- Diğer yandan, dünyada 58 milyon çocuğun halen okula gidemediğini ve 100 milyon çocuğun ise ilköğrenimini tamamlayamadığını; eğitimde eşitsizliğin arttığını ve bunun faturasını en yoksul kesimlerin ödediğini; çatışma alanlarında okula gidemeyen çocukların oranının daha da arttığını; ayrıca ilköğretimdeki düşük öğrenme kalitesinin, çocukların temel becerileri edinememesine sebep olduğunu;

- Eğitime yeteri kadar mali kaynak ayrılmadığını; birçok hükümetin genel olarak harcamaları artırdığını, ancak çok azının ulusal bütçede "eğitimi" öncelikler arasına aldığını; benzer tablonun, eğitim sektörüne tahsis edilen dış yardımlarda da mevcut olduğunu ve donör ülkelerin 2010 yılından bu yana eğitim alanındaki dış yardımlarını azalttıklarını;

- Bu dönemden çıkarılacak derslerin açık olduğunu; yeni eğitim hedeflerinin daha açık ve ölçülebilir olması gerektiğini; marjinalize olmuş ve dezavantajlı gruplara öncelik verilmesinin zorunluluk olduğunu belirtmektedir.

3) Raporun birinci kısmında, 2000-2015 dönemi EFA hedefleri bağlamındaki tespitler;

Hedef 1: Okul Öncesi Bakım v e Eğitim

Çocuk ölüm oranlarındaki % 50'lik düşüşe rağmen, 2013 yılında 6,3 milyon 5 yaş altı çocuğun, çoğunlukla önlenebilir vakalardan dolayı hayatını kaybettiği; çocuk beslenmesi konusunda önemli iyileşmeler sağlanmakla beraber, halen dünyada dört çocuktan birinin beslenme eksikliği nedeniyle yaşına göre kısa boylu olduğu; 2012 yılında 184 milyon çocuğun okul öncesi eğitimde yer aldığı ve bunun 1999 yılına göre 2/3'lük bir artış teşkil ettiği vurgulanmaktadır.

Hedef 2: İlköğretimde Okullaşmanın Evrenselleştirilmesi

İlköğretimdeki okullaşma oranının 1999'da % 84 iken, 2015 yılında % 93 olarak gerçekleşmesinin beklendiği; özellikle Sahraaltı Afrika ülkelerinde okullaşma oranlarında önemli artış yaşandığı; yine de halen 58 milyon çocuğun okula gidemediği; okulu terk oranlarının endişe verici olduğu ve Sahraaltı Afrika'da % 20'ye ulaştığı; 2015 yılı itibarıyla her altı çocuktan birinin, yani yaklaşık 100 milyon çocuğun ilköğrenimini tamamlayamayacağı belirtilmektedir.

Hedef 3: Gençlerin ve Yetişkinlerin Becerilerinin Geliştirilmesi

Erken dönem ortaöğretimde okullaşma oranının 1999'da % 71 iken, 2012'de % 85'e ulaştığı; ancak ilköğretimden ortaöğretime geçişte yüksek gelirli ve düşük gelirli ülkeler arasındaki dengesizliklerin sürdüğü; 1999 yılından bu yana 94 ülkenin parasız ortaöğretime geçtiği ifade edilmektedir.

Hedef 4: Yetişkin Okuryazarlığı

Dünyada 781 milyon okur-yazar olmayan yetişkin bulunduğu; 2000 yılında % 18 olan okur-yazar olmayan yetişkin oranının ancak yüzde 14'e düşürülebildiği; dolayısıyla bu oranın yarı yarıya azaltılması hedefine ulaşılamadığı; bu konuda cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda ilerleme kaydedilmekle beraber, tam eşitliğe keza ulaşılamadığı belirtilmektedir.

Hedef 5: Cinsiyet Eşitliği

İlköğretimde 2015 yılı itibarıyla, ülkelerin % 69'unun cinsiyet eşitliğine ulaşmasının beklenirken, ortaöğretimde ilerlemenin daha yavaş olduğu ve bu oranın % 48'de kaldığı; özellikle Sahraaltı Afrika'da en fakir kızların, okula hiç gidememe riskine en fazla maruz durumda oldukları vurgulanmaktadır.

Hedef 6: Eğitim Kalitesi

İlköğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısının, veri elde edilebilen 146 ülkenin % 83'ünde azaldığı; ülkelerin üçte birinde, ilköğretimdeki öğretmenlerin % 75'ten azının ulusal standartlara uygun şekilde eğitim aldığı; erken dönem ortaöğretimde, veri elde edilebilen 105 ülkeden 87'sinde öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 30'un altında olduğu; ülkeler tarafından yapılan öğrenme durumu değerlendirmelerinin sayısı 1990 yılında 12 iken, 2013 yılında bu sayının 101'e çıktığı ifade edilmektedir.

SONUÇLAR

Rapordaki her bölümün sonuçlar başlığı altında özetle; EFA'nın her çocuğun okula gidebilmesini sağlamaya yönelik bir çabadan ibaret olarak algılandığı ve gelişmekte olan ülkeler için daha çok anlam ifade ettiği; bu algının eğitim kalitesi, okul öncesi eğitim ve yetişkinlerin eğitimi gibi önemli konulara ilginin düşük kalmasına sebep olduğu; genel olarak bakıldığında, ilköğretimde okullaşmanın evrensel hale getirilmesi hedefine bile ulaşılamazken, diğer iddialı hedeflerde başarıdan söz edilmesinin mümkün olamayacağı; ancak küçümsenmemesi gereken ilerlemelerin de sağlandığı; eğitimde sağlanan ilerlemelerin izlenmesinin Dakar'dan bu yana önemli gelişim gösterdiği; sonuç olarak, EFA ortaklarının tüm taahhütlerini yerine getirmemiş olmasına rağmen, programın bazı yönlerden başarılı olarak nitelendirilebileceği; eğitimde ilerleme sağlamak için siyasi iradenin büyük önem arz ettiği kaydedilmektedir.

4) Raporun ikinci kısmında 2015 sonrası eğitim gündemine ilişkin olarak özetle;

- "2015 sonrası Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri" (SDG) altında dördüncü hedef olarak yer alan eğitim hedefi ve alt hedeflerinin, eğitimdeki tüm aşamaların birbirleriyle ilintili olduklarını teslim ederek, EFA programının bütüncül yaklaşımını daha iyi yansıttığı;

- Birçok eğitim hedefinin açık bir şekilde tanımlanmadığı ve beklenen sonuçların da yeterince açık olmadığı; bunun 2030 hedeflerine ulaşılmasını olumsuz yönde etkiliyebileyeceği;

- Bazı hedeflerin ölçülebilir olmadığı; ölçülebilir olmayan hedeflerin hesap verilebilirlik seviyesini de azaltacağı;

- Eğitime erişimde eşitlik konusuna yeterince değinilmediği; parasız ve zorunlu temel eğitime atıfta bulunulmamasının endişe verici olduğu;

- Yetişkin eğitimi konusunun, hayat boyu öğrenme için her hâlükârda temel bir gereksinim olduğu; ancak bu konunun EFA hedeflerinde yer alırken, SDG'ler altındaki eğitim hedeflerinde yer almadığı;

- Yeni eğitim gündeminin eşitlik boyutunun gerçekleştirilebilmesi için, ülkelerin politika hedeflemelerini yükseltmeleri, kaynaklarını artırmaları ve ulusal seviyedeki eşitsizlik göstergelerini belirlemeleri gerektiği;

- 2030 yılı itibarıyla geç dönem ortaöğretimde okullaşmanın evrensel hale getirilmesi hedefinin gerçekçi olmadığı; raporun öngörülerine göre bu hedefe mevcut gidişatla 21. yüzyılda ulaşılamayacağı;

- Geç dönem ortaöğretimde okullaşmanın evrenselleştirilmesi hedefi üzerine odaklanmanın, temel eğitimde kalitenin artırılması gibi önemli bir hedefin ihmal edilmesine yol açabileceği;

- Ulusal kaynakların 2030 yılı itibarıyla temel eğitim hedeflerini karşılamak için yeterli olmayacağı; dış finansman açığının 2015-2030 dönemi boyunca yıllık 22 milyar ABD Doları olarak hedeflendiği ve bunun yaklaşık yarısı olan 10,6 milyar Dolar'ın düşük gelirli ülkeleri ilgilendirdiği;

- Eğitime sağlanan mali yardımların önümüzdeki birkaç yıl da durgun seyrini koruyacağının öngörüldüğü; 2030 itibarıyla temel eğitim hedeflerinin gerçekleştirilmesi için eğitim alanında düşük ve alt-orta gelir grubunda yer alan ülkelere sağlanan dış yardımların en az dört katı artması gerektiği;

- Önceki dönemden alınan dersler ışığında, yeni hedeflere ulaşılabilmesi için hükümetlerin siyasi taahhütlerinin devamının sağlanması; eğitim sektöründe bilgi ve uzmanlığın çeşitlendirilmesi; ulusal politika yapımının ve uygulanmasının güçlendirilmesi ve çok daha fazla mali kaynağın harekete geçirilmesi gibi hususların kilit önemde olduğu belirtilmektedir.

5) Raporda ülkemize yapılan atıflar aşağıda sunulmaktadır:

Türkiye'ye atıflar

- Raporun 48. sayfasında yer verilen 1.1 no'lu grafikte, ülkemiz Orta ve Doğu Avrupa'da çocuk ölüm oranlarının azaltılmasına ilişkin Bin Yıl Kalkınma Hedefine ulaşma ihtimali düşük olan ülkeler arasında gösterilmektedir.

- 52. sayfadaki 1.4 no'lu grafikte ülkemize, çocukların beslenmesinde önemli iyileşme sağlayan ülkeler arasında yer verilmektedir.

- Arjantin, Brezilya, Fas, Hindistan, Peru ve Türkiye'de yapılan çalışmalarda, okul öncesi eğitimin, ilköğretime kayıt, sene tekrarı ve okul terklerinin önlenmesi ve ilköğretimin ilk dönemlerinde başarı konularına olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu etki, yoksul ve marjinalize olmuş çocuklar söz konusu olduğunda çok daha büyük olabilmektedir. (s.58, Kısım 1, Bölüm 1)

- 60. sayfada yer alan grafiklerde, ülkemiz, okul öncesi eğitim sistemi ve okullaşma oranlarında hızlı ilerleme sağlayan ülkeler arasında gösterilmektedir.

- 79. sayfadaki grafikte, ülkemiz ilköğretim okullaşma oranlarında 1999 yılından bu yana ilerleme sağlayan ülkeler arasında yer almaktadır.

- "Daha önceki GMR raporlarında da ortaya konulduğu üzere, Guatemala'da Q'eqchi dilini, Nijerya'da Hausa dilini ve Türkiye'de Kürtçe'yi konuşanların, ekonomik olarak ve eğitimle ilgili olarak daha çok mahrumiyet yaşaması muhtemeldir." (s.96, Kısım 1, Bölüm 2) denilmektedir.

- "2013 yılı Aralık ayı itibarıyla, 4,8 milyon okul çağındaki Suriyeli çocuğun 2,2 milyonu okula gidemezken; yarım milyonu ise Irak, Mısır, Türkiye ve Ürdün'de sığınmacıydı. "The Syrian Network for Human Rights" adlı STK, Suriye hükümetinin binlerce okulu gözaltı ve işkence merkezine dönüştürdüğünü ve çok sayıda okulun da kışlaya çevrildiğini iddia etmektedir." (s.104, 2.4 No'lu kutucuk) şeklinde bir atıf yapılmaktadır.

- "Suriye'de 'Save the Children' adlı STK tarafından eğitim konulu ve koordinasyon rolü olan bir çalışma grubuna ev sahipliği yapılmaktadır. 'Suriye Bölgesel Müdahale Planı', Irak, Mısır, Türkiye ve Ürdün'deki eğitim faaliyetlerini incelemektedir. Eğitim ve Suriyeli sığınmacılar kriziyle ilgili yüksek düzeyli bölgesel bir konferans düzenlenmiştir. Faaliyetler arasında okul malzemesi tedariği, okulların ve öğrenme merkezlerinin rehabilitasyonu ve yaz okulları düzenlenmesi yer almaktadır. En az 16 kampta çocuklara özel alanlar oluşturulmuştur." (s.104, 2.4 No'lu kutucuk) beyanına yer verilmektedir.

- 124. sayfadaki 3.8 No'lu tabloda, 2000 yılında yapılan "Dakar Dünya Eğitim Forumu" toplantısından bu yana, üniversite eğitiminin kadına nazaran erkek için önemli olduğunu düşünenlerin oranında değişiklikler olduğu, bunun her ülkede olumlu yönde gerçekleşmediği belirtilmekte, ülkemizde bu oranın azalış gösterdiği kaydedilmektedir.

- 138. sayfada yer alan 4.1 No'lu tabloda, çok sayıda ülkenin, 2015 itibarıyla okur-yazar olmayan yetişkinlerin oranını yarı yarıya azaltma hedefine ulaşamayacağı ileri sürülmekte; öte yandan ülkemiz bu hedefe ulaşabilen ülkeler arasında gösterilmektedir.

- 139. sayfada yer alan 4.2 No'lu tabloda ise, 2015 yılı itibarıyla okur-yazar yetişkinlerin oranlarında kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasında büyük ilerlemeler sağlayan ülkeler arasında Türkiye'ye de yer verilmektedir.

- 156. sayfadaki 5.1 No'lu tabloda, ilköğretimde kız-erkek okullaşma oranları arasında farkların azalmakla beraber, bazı ülkelerde bu farkın halen yüksek seviyelerde olduğu belirtilmekte; ülkemiz, bu alanda cinsiyet eşitliğini sağlamış ülkeler arasında gösterilmektedir.

- 160. sayfadaki 5.4 No'lu tabloda, 2011-2012 yıllarında kızların ilköğretime kaydolma eğilimlerinin daha düşükken, erkek öğrencilerin de okulu bırakma eğilimlerinin daha yüksek olduğu belirtilmekte, ülkemiz, bu alanda da "cinsiyet eşitliği" alanında belli standartlara ulaşmış ülkeler kategorisinde tanımlanmaktadır.

- 162. sayfadaki 5.6 No'lu tabloda, ortaöğretimde kız-erkek okullaşma oranları arasındaki fark azalmakla beraber, bazı ülkelerde farkın halen büyük olduğu belirtilmekte, ülkemiz keza bu alanda cinsiyet eşitliğini sağlayabilmiş ülkeler arasında zikredilmektedir.

- (s.166, Kısım 1, Bölüm 5) "Türkiye ve Hindistan, ilköğretimde ve erken dönem ortaöğretimde, kız-erkek okullaşma oranları arasındaki farkları kapatmışlardır. Türkiye'de, ilköğretim ve erken dönem ortaöğretim okullaşma oranlarının yükseltilmesi için yapılan mevzuat değişikliği ve okul inşaatları, fakir hane halklarında yaşayan kız çocuklarının okula gönderilmesine mali teşvik sağlanan bir ulusal farkındalık kampanyasıyla desteklenmiştir." denilmektedir.

- (s.167, Kısım 1, Bölüm 5) "Türkiye'de, kızların okullaşma oranının artırılması için yürütülen ulusal bir kampanyaya çok sayıda paydaşın dahil edilmesi, hedef illerde kayıt oranlarının artışıyla sonuçlanmıştır." beyanına yer verilmektedir.

- (s.167, Kısım 1, Bölüm 5) "Türkiye'nin anayasasında ve ceza kanununda kadın hakları halen tam olarak koruma altında değildir. Evde kadına karşı şiddet oranı yüksek seyretmekte, kadınların siyasi alana ve işgücü piyasasına katılımları düşük kalmaktadır." denilmektedir.

- 168. sayfadaki 5.1 No'lu kutucukta, "Haydi Kızlar Okula" kampanyası anlatılarak, kampanyanın hedef illerde kızların okullaşma oranının artırılmasında başarı sağladığı belirtilmektedir.

- 182. sayfadaki 5.9 No'lu tabloda, matematik alanında erkekler kızlardan daha başarılıyken, kızların da okumada erkeklerden daha başarılı oldukları belirtilmekte ve bu durumun geçerli olduğu ülkeler arasında ülkemize de yer verilmektedir.

- "Öğretmenler, Çin, Mısır, Kore Cumhuriyeti, Singapur ve Türkiye'de Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'dan (Yunanistan hariç), daha yüksek statüye sahiptirler. Almanya'da insanların yüzde 20'sinden azı çocuklarını öğretmen olmaya teşvik ederken, Türkiye'de bu oran yüzde 40, Çin'de ise yüzde 50'ye ulaşmaktadır." (s.201, Kısım 1, Bölüm 6)

- "Türkiye'de ilköğretim müfredatı, işgücü piyasasındaki değişikliklere uyum sağlanması amacıyla 2004 yılında gözden geçirilmiştir. Aynı zamanda AB üyeliğine aday olan Türkiye, AB standartları ve eğitim perspektifini benimseme konusunda açık bir siyasi iradeye sahiptir." (s.206, Kısım 1, Bölüm 6)

- "Türkiye'de 2004 yılında getirilen yeni müfredatla, geleneksel bilgi temelli müfredattan, iletişim, soruşturma, girişimcilik ve bilgi teknolojilerinin kullanımına odaklanan beceri temelli yaklaşıma geçilmiştir. (s.207, Kısım 1, Bölüm 6)

- "Türkiye'de sınav uygulamaları, müfredat hedefleriyle uyumlu hale getirilmemiş; bu durum, okulların eğitim alanında başarıyı garanti etmediği anlayışını yerleştirmiş ve özel ders talebinin artmasına yol açmıştır." (s.208, Kısım 1, Bölüm 6)

- "Ortaöğretimde dil ve yoksulluktan kaynaklanan dezavantajlar sürmektedir. GMR ekibi tarafından gerçekleştirilen yeni analiz, Türkiye'de 15 yaşında Türkçe konuşmayan, ağırlıklı olarak Kürtçe konuşan çocuklar PISA 2012 değerlendirmesinde en düşük başarı oranlarını elde etmişlerdir. Türkçe konuşmayan, yoksul çocukların yüzde 50'si, ulusal ortalama yüzde 80 iken, okumada asgari öğrenme başarısına ulaşabilmiştir." (s.210, Kısım 1, Bölüm 6)

- 222. sayfada yer alan 7.1 No'lu tabloda, birinci EFA hedefi olan, okul öncesi eğitimde okullaşma oranının 2015 yılı itibarıyla en az % 80'e çıkarılmasına ilişkin olarak, ülkemiz bu hedefi yakalama ihtimali düşük görünen, ancak hedefe varma yolunda güçlü ilerleme sağlayan ülkeler arasında gösterilmektedir.

- 223. sayfadaki 7.2 No'lu tabloda, ikinci EFA hedefi olan, 2015 yılı itibarıyla ilköğretimde evrensel okullaşmaya ulaşılmasına ilişkin olarak, ülkemiz bu hedefe yakın, ancak yavaş ilerleyen ülkeler (% 95-96) arasında yer almaktadır.

- 231-234. sayfalarda yer alan ülkelerin EFA performansına ilişkin tabloda, ülkemize 65. sırada ve orta seviyede ilerleme sağlayan ülkeler arasında yer verilmektedir.





[1] Bu özet UNESCO Nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği uzmanlarınca hazırlanmıştır.