http://ec.europa.eu/epale/en/resource-centre/content/international-adult-learners-charter
31 Ocak 2015 Cumartesi
EUROPASS
Siz de doldurmalısınız !
EUROPASS Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyinin
kişisel yeterlilikler için tek bir saydamlık çerçevesi konusundaki 15 Aralık 2004 tarihli 2241/2004/EC sayılı
Kararı ile oluşturulmuştur.
EUROPASS Dokümanları, Avrupa Birliği
düzeyinde bir eğitim programına girmek isteyen veya iş arayan vatandaşların
gönüllü kullanımına açık ve sahip oldukları niteliklerini ve yeterliliklerini
daha iyi göstermelerinde yardımcı olmak amaçlı yetkinlik ve yeterliliklerde
şeffaflığı sağlayan ve aşağıdaki 5 belgeden bir dokümanlar klasörüdür.
Beceriler, deneyimler, eğitim durumu, iş
tecrübesi vb. konuları içeren iş veya eğitim amacı ile hazırlanan AB
standardında ortak bir CV formatıdır. (Kendiniz doldurabilirsiniz)
|
|
Avrupa Dil Portfolyosu çerçevesinde
kişinin dil becerileri ve yetkinliklerini tanımlamasına ve detaylandırmasına
imkân sağlar.
(Kendiniz doldurabilirsiniz)
|
|
Kişinin bir diğer Avrupa ülkesinde iş,
eğitim veya gönüllülük amacıyla geçirdiği süre boyunca elde edilen bilgi ve
becerileri kaydeden bir belgedir. (Yetkili kurumlar tarafından doldurulur)
|
|
Mesleki bir Sertifika
ile sahip olunan yetkinliklerin özellikle ülke dışında daha iyi anlaşılmasını
sağlar. (Yetkili kurumlar tarafından doldurulur)
|
|
Yüksek öğrenim
yeterliliklerinin daha kolay anlaşılmasını sağlamak amacıyla yüksek öğrenim
diplomalarıyla birlikte verilir. (Yetkili kurumlar tarafından doldurulur)
|
EUROPASS, kişilerin beceri ve
yeterliliklerinin Avrupa’da (Avrupa Birliği, EFTA/ EEA ve aday ülkeler) açıkça
ve kolayca anlaşılmasında ve hareketliliği sağlamada önemli bir araçtır.
Ayrıca vatandaşların;
o İş
aramalarına veya eğitim ve öğretim imkânlarına kaydolmalarına;
o Beceri
ve yeterliliklerinin işverenler tarafından anlaşılmasına ve tanınmasına;
o Avrupa’da
herhangi bir yerde yaşamalarına ve çalışmalarına yardım edecek şekilde
tasarlanmış bir hizmettir.
Her ülkede (Avrupa Birliği ve Avrupa
Ekonomik Alanı), bir Ulusal Europass Merkezi Europass belgeleri ile ilgili tüm
faaliyetleri koordine eder. Europass'ı kullanmak veya Europass hakkında daha
fazla bilgi edinmek isteyen tüm kişi veya kurumlar için ilk irtibat
noktasıdır.
UEM-ULUSAL EUROPASS MERKEZİ ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında EUROPASS’ın Türkiye’deki faaliyetlerinin çerçevesi, kapsamı ve ortak yapılabilecek faaliyetler konusunda çalışmalar yürütülmektedir. Aynı zamanda Ulusal Referans Noktası olarak da görev yapmakta olan MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI okullarda ve yaygın eğitim kurumlarında uygulanan 650 alan/dal kapsamındaki modüler programlar için Sertifika Eklerini hazırlamış ve UEM tarafından hazırlanan veri tabanında yayınlanarak kullanıma açılmıştır[3].
EUROPASS dokümanları çevrimiçi doldurulması tavsiye edilen
dokümanlardır[4].
EUROGUIDANCE TÜRKİYE (AVRUPA REHBERLİK MERKEZİ)
Avrupa
Rehberlik Merkezi hizmetleri, ülkemizde Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından
yürütülmektedir.[1]
EUROGUIDANCE
nedir?
EUROGUİDANCE Ağı, Avrupa genelindeki Mesleki Rehberlik sistemlerini birbirine bağlayan merkezlerin bir ağıdır. Bu merkezlerin genel amacı; eğitim, öğrenim, iş, meslek ve rehberlik konularında bilgi vererek ilgili ülkelerde Avrupa boyutunun desteklenmesine katkıda bulunmak ve Avrupa genelinde dolaşımın en etkin şekilde gerçekleşmesine katkı sağlamaktır. EUROGUIDANCE, Avrupa genelindeki olanakların daha iyi anlaşılması için rehber danışmanlara ve bireylere yardım ederek hareketliliği destekler. 27 Avrupa ülkesi ve 4 EFTA ülkesi ile Türkiye'den oluşan Ağın ana hedef grubu, meslek danışmanları, öğretmenler ve akademisyenlerdir. Bunların kendi hizmet gruplarına kaliteli, güncel ve düzenli bilginin ulaştırılmasını, danışmanlık hizmetlerinde kullanılması için gerekli kaynakların oluşturulmasını destekler. Bu kaynakların en önemlileri ülkelerin eğitim ve danışmanlık sistemleri, projeler ve iyi örnekler veri tabanı, guide-net haberleşme forumu, EUROGUIDANCE Dergisi, PLOTEUS olarak sıralanabilir. Bunun yanı sıra, Ülkeler, yıllık toplantılarda kendi uygulamalarına yol gösterecek stratejik planları birlikte hazırlarlar. Çalışma ziyaretleri ve ACADEMIA programı ile başka ülkelerin mesleki rehberlik ve danışmanlık hizmetlerini, eğitim ve istihdam sektörlerindeki uygulamaları tanıma olanağı bulurlar.
Ayrıca, EUROGUIDANCE Ağı, ikinci hedef grup olan öğrenci ve diğer yurttaşlar için,-öncelikle eğitim amaçlı hareketlerini desteklemek amacıyla, başta PLOTEUS olmak üzere veri tabanlarının yaratılmasını ve beslenmesini sağlar.
Türkiye 1 Nisan 2004 tarihi itibariyle Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programlarının tam üyesi olmuş ve bugüne kadar geçen sürede binlerce genç ve eğitimci Avrupa'da çeşitli programlara devam etme fırsatı bulabilmişlerdir.
EUROGUIDANCE
Ağı Hedefleri ve Çalışmaları
·
Genel
Eğitim, Mesleki Rehberlik ve Danışmanlık sisteminin Avrupa Boyutunun
geliştirilmesine katkıda bulunmak,
·
Değişik
ülkelerdeki Danışmanlık Servisleri arasında işbirliğini desteklemek,
·
Aşağıdaki
bilgilerin toplanması yoluyla Eğitim ve Öğrenim alanında ülkeler arası dolaşıma
katkıda bulunmak;
1.
Eğitim
ve Öğrenim imkanları,
2. AB girişim ve
programları,
3. İş ve kariyer
imkanları,
4. Dolaşımın yasal
çerçevesi,
·
Bilgi
değişimine katkıda bulunmak: İlgili ülkelerdeki Eğitim ve Öğrenim Sistemi,
Mesleki ve Öğrenim Rehberlik Sistemleri, Dereceler ve beceriler
·
Eğitim
ve Öğrenim hakkında bilgi toplama, üretmek ve yaymak
·
PLOTEUS
Portalının sürekli olarak güncellenmesi ve tanıtılması
·
Rehberlik
ve danışmanlık alanında çalışan aktörler arasında işbirliğini desteklemek
·
Uluslararası
ağın gelişmesine yardımcı olmak
·
Yenilikçi
rehberlik projelerinin yayımına yardımcı olmak
25 Ocak 2015 Pazar
International Summit on the Teaching Profession
http://istp2015.org/previous-summits.html
For the first time ever, Canada will be hosting the International Summit on the Teaching Profession (ISTP), an annual event that began in New York City in 2011. The summit has quickly emerged as one of the most important forums in the world for dialogue on education reform.
ISTP 2015 will be held in Banff, Alberta, on March 29–30, 2015, and will bring together education ministers and leaders of teachers’ unions and associations from a number of high-performing and rapidly improving education systems, according to results from OECD’s Programme for International Student Assessment (PISA), to discuss education policy and practice and the teaching profession. Over 450 participants are expected to attend.
"Recognising that education is the great equaliser in society, the challenge for all of us is to equip all teachers with the skills and tools they need to provide effective learning opportunities for their students."
- Ángel Gurría, Secretary-General, OECD
"The summits uniquely bring together governments and teacher unions to act on enhancing the quality of education."
- Fred van Leeuwen, General Secretary, Education International
The Council of Ministers of Education, Canada (CMEC), and The Learning Partnership are hosting the summit in partnership with OECD and Education International. The organizers look forward to welcoming ministers of education, teachers’ unions and associations, government officials, school administrators, and education experts to Canada.
Events before and after the summit will provide opportunities for a variety of stakeholders from the education and business sectors and the wider community to be part of the dialogue.
29 Ekim 2014 Çarşamba
Disleksiyi Anaokulu Çağında Teşhis Etmek
Disleksiyi Anaokulu Çağında Teşhis Etmek

Türkiye Üstün Zekalı ve Dahi Çoçuklar Eğitim Vakfı
Adres: Kısıklı Mahallesi, Alemdağ Caddesi Yanyol Sokak No:28 Üsküdar - İstanbul
Telefon: 0216 335 01 60 - 61
Telefon (Müdür): 0553 352 44 53
http://www.tuzdev.org/
Adres: Kısıklı Mahallesi, Alemdağ Caddesi Yanyol Sokak No:28 Üsküdar - İstanbul
Telefon: 0216 335 01 60 - 61
Telefon (Müdür): 0553 352 44 53
http://www.tuzdev.org/
6. sınıfa giden Josh Thibeau kendini bildiğinden beri okuma zorluğu yaşıyor. Kişisel hedefi ise tek bir Harry Potter kitabını sonuna kadar okuyabilmek.
Birinci sınıftayken Josh’un ailesi onu Boston Çocuk Hastanesi’nde disleksinin genetiğinin araştırıldığı bir araştırmaya kaydettirdi. O zamandan itibaren Josh’un beyninin düzenli MR’ları çekildi.
Hem Josh’da hem de üç biyolojik kardeşinin hepsinde de değişen seviyelerde disleksi var. Josh neredeyse her gün beyninin akranlarınınkinden daha farklı çalıştığı gerçeğiyle yüzleşmek zorunda. Josh bu farkları göstermek için beyninin taramalarını bile onlarla paylaşmış. Ama bazı çocuklar hala durumu anlamıyor.
“’Sen aptal mısın?’ diye soran bir öğrenci bile vardı. Çünkü benim beynim farklı bir şekilde çalışıyordu. Ben de ona, ‘Hayır ben aptal değilim, ben sadece dislektiğim’ dedim” diye anlatıyor Josh.
Okuma Öncesi Beyin
Amerika’daki her sınıfta ortalama bir ya da iki çocukta beyine dayalı bir öğrenme bozukluğu olan ve okumayı zorlaştıran disleksi görülüyor.
Uzmanlar, DEHB ya da otizm gibi nörogelişimsel bozukluklarla kıyaslandığında, disleksi üzerine yapılan araştırmaların çok daha ileri gittiğini söylüyor. Bunun bir sebebi de disleksinin kendini çok belirgin bir davranışta açığa çıkarması: Oldukça temel bir davranış olan okumak.
Yeni yapılan bir araştırma, çocuklar henüz okumayı öğrenmeden bile disleksinin yakalanabileceğini gösteriyor. Ve erken teşhis, anne babaların, eğitimcilerin ve doktorların bu davranış bozukluğuyla mücadele etme şekillerini derinden etkilemeye başlayabilir.
Yakın bir zamana kadar (hatta bazen bugün bile) okuma zorluğu yaşayan çocukların zeki olmadıkları ya da motivasyonlarının düşük olduğu düşünülürdü. Şimdi bunun doğru olmadığı netleşti: Disleksi beyin devresindeki fizyolojik farklılıklardan kaynaklanıyor. Bu farklılıklar, çocukların, ses birimi (fonem) denen dilin küçük parçaları ile işlem yapmalarını zorlaştırıyor ve bu konuda daha az becerikli olmalarına sebep oluyor. Bu çocuklar için okumaya giden yol çoğunlukla bocalama, kaygı ve yetersizlik duygularıyla dolu.
Araştırmacılar anaokulu çocuklarından – çocuklar daha okumadan – alınan beyin ölçümlerinin, çocukların okuma konusunda ne kadar iyi ya da kötü olacağı tahminlerini belirgin bir şekilde güçlendirdiğini söylüyor.
Disleksiyi Beyin MR’ında Görmek
MR teknolojisini kullanan araştırmacılar, artık disleksi ile ilişkili olan spesifik bir sinir yolunun – beynin sol yarım küresinde yer alan beyaz bir yol – yerini belirleyebiliyorlar. İsmi; yay demeti (arcuate fasciculus).
“Bu, beynin ön kısmındaki dil alanları ile şakak temporal lobundaki dil için önemli olan alanların ilişki kurmasını sağlayan kemer şeklinde bir lif demeti” diyor nörobilimci Elizabeth Norton.
Norton anaokulundaki çocukların beyin incelemelerini nasıl yorumladıklarını şöyle anlatıyor: “Henüz anaokulundayken bile okuma öncesi yüksek puanlar alan çocukların arcuate fasciculus‘u hem daha büyük hem de daha iyi organize. Diğer taraftan sıfır puan alan bir çocuğun çok küçük ve pek de organize olmayan birarcuate fasciculus‘u bulunuyor. Henüz çocukların beyninin resmini çekip, ‘Evet bu çocuk dislektik olacak’ demeye hazır değiliz, ancak bu noktaya gittikçe yaklaşıyoruz.”
Norton’un meslektaşı nörobilimci ve pediatri yardımcı profesörü Nadine Gaab de 4 aya kadar olan bebeklerin beyinlerini inceliyor. Gaab’e göre doğumda ya da doğumdan kısa bir zaman sonra, çocukların beyin yapıları, disleksinin gelişim belirtilerini gösterebiliyor. Gaab’in en büyük ümidi, yaptıkları araştırmaların bir gün sınıflara kadar girmesi ve ‘disleksi paradoksu’ adını verdiği şeyin ortadan kaldırılması.
“Bazı araştırmalar müdahalenin en çok anaokulunda ya da birinci sınıfta etkili olduğunu söylüyor. Yine de disleksi teşhisi için birkaç yıl boyunca – ikinci sınıfın sonu, üçüncü sınıfın başı – okuma başarısızlığı yaşamanız gerekiyor. İşte paradoks burada başlıyor.”
Eğer bu erken beyin taramalarının disleksiyi önceden tahmin ettiği kanıtlanırsa, bu kez erken müdahalenin neler olması gerektiği gibi yeni sorular ortaya çıkacak. Erken teşhisin en temel hedeflerinden birisi, disleksinin kötü ününü ortadan kaldırmak için çocuklara yardımcı olmak.
Öğrenme problemleriyle – çoğunlukla disleksi ile – ilişkili kaygı yaşayan çocukları tedavi eden nöropsikolog Kelly Lowery, “Onlardan okumalarını istediğiniz zaman ağlayan öğrencilerim var. Bu bir travma deneyimidir” diyor.
Saklaması Zor Bir Sorun
Dil temelli öğrenme yetersizlikleri alanında uzman olan Carroll Okulu’ndaki öğrencilerin bazıları artık disleksi sorunlarını bir sır olarak saklamak zorunda değiller. Gözlükleri olmadan kelimeleri göremediklerini söylemek ya da kendilerine okuması için arkadaşlarından rica etmek gibi birçok yöntem kullanan bu öğrenciler, yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Ben kelimeyi mırıldanırdım ya da gerçekten çok sessiz bir şekilde söylerdim ve böylece söylemiş gibi yapardım.”
“Koridorda koşarak kaçtığımı biliyorum. Özellikle bir çocuk vardı. Bana bağırırdı, beni yakalayıp ‘Sen okuyamıyorsun, şimdiye kadar öğrenmiş olman gerekirdi, sen yedinci sınıftasın!’ gibi şeyler söylerdi. Öğretmenler ise sadece seyrederlerdi. Okulda pek eğlenmezdim yani.”
“Her gün hasta numarası yaptığımı hatırlıyorum. 6, 7 ve 8. sınıflar hayatının en güzel yılları derler ama benim için işkenceydi.”
Sadece özel bir okula gidecek kadar şanslı olan çocuklar değil, keşke tüm çocuklar teşhis edilebilse ve küçük sınıflarda çok daha erken yaşlarda birebir günlük derslerle dil temelli okuma desteği alabilseler. Ancak araştırmacı Nadine Gaab, her okulun elini taşın altına koymaya niyetli olmadığını keşfettiğinde şaşırdığını söylüyor.
“Okulların bazıları bu konuya çok açıktı ve her yeni gelen anaokulu öğrencisini test etmemizden mutluluk duyuyorlardı. Ancak bize ‘Kusura bakmayın sizi istemiyoruz. Çünkü eğer risk altındaki çocuklar teşhis edilirse ve bizimde bu konuda bir şeyler yapmak için yeterli kaynağımız olmazsa, aileler bizimle ilgili hayal kırıklığı yaşayabilirler’ diyen okullar da vardı”
Araştırmacılar her çocuğa MR yapılmasını önermiyor. Ancak eğer bir çocuğun aile geçmişinde disleksi varsa ve eğer çocuk okuma sorunlarına yönelik erken belirtiler gösteriyorsa, teşhisi sağlayan bir beyin taraması, uzun yıllar sürecek bir akademik başarısızlığın önünü kesebiliyor.
Bir Annenin Görüşü
Bir araştırma konusu olan ve nasıl öğrendiğini anlamayı başaran bir öğretmen bulmak için sayısız okul değiştiren bir çocuk olarak Josh Thibeau, artık kendi beyninin benzersizliğini takdir ediyor.
“Bana beynim bir kütüphane olarak tarif edildi. Artık onun sürekli değişen bir labirent olduğunu düşünüyorum. Umarım bir gün tek bir düz çizgi olacak. Benim ulaşmaya ihtiyacım olan şey o.”
Josh’un annesi için kendi okuma sevgisini çocuklarıyla asla paylaşamayacağını ve bir öğrenme bozukluğu ile birlikte gelen zorluklardan kaçmanın mümkün olmadığını bilmek üzücü bir his.
“Çocukların çok zorlandığını ve ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını görüyorsun. Sonra onların kötü ya da güvenli olmayan seçimler yapan ergenlere dönüştüğüne şahit oluyorsun.”
Dislektik çocuklar için erken teşhisle gelen erken müdahalenin çok ümit verici olduğunu söyleyen Josh’un annesi, “Bu, tüm topluluğa, yani anne babalara ve okullara, çocukların kendilerini zekası yetersiz ya da değersiz olarak görmelerinden korumaları için bir fırsat verecektir. Ayrıca onların muhteşem potansiyellerine gerçekten ulaşabildiklerini görmemizi sağlayacaktır” diyor. “Altta yatan zayıflıklar ve problemler bir kez çözüldüğünde bu çocuklar çok fazla becerisi olan gerçekten zeki insanlar.”
Kaynaklar: http://blogs.kqed.org/mindshift/2014/06/predicting-dyslexia-even-before-children-learn-to-read/, http://disleksidernegi.org/
---
"TÜZDEV ÜSTÜN ZEKALILAR EĞİTİMLERİ" Grubu
http://groups.google.com/group/tuzdevvakif
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)